En aktif film sitesine hoşgeldiniz...
Recent Movies
Dünya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Dünya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Ermenistan Türkiye'ye 'yeni yol haritası' önerdi

Ermenistan’ın Türkiye ile ilişkileri normalleştirmek için Ankara ’ya yeni bir yol haritası önerdiği

Ermenistan’da yayınlanan Aravot gazetesi, Erivan’ın yeni yol haritası on gün önce Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ’na şahsen iletildi.

Aravot’a göre Ankara-Erivan ilişkilerinin normalleştirilmesi için önerilen yol haritası üç maddeden oluşuyor.

Bu çerçevede ilk olarak Türkiye’nin Ermeni soykırımını resmen tanıması öngörülüyor.

İkinci maddede Türk-Ermeni sınırının açılarak diplomatik ilişki kurulması gündemde.

Üçüncü madde ise, Türkiye’nin Ermenistan tarafından işgal edilen Dağlık Karabağ sorununda arabuluculuk yapmasını öngörüyor.

Aravot gazetesi, Türkiye’nin söz konusu öneriye bakışının, Karadeniz Ekonomik İşbirliği Teşkilatı toplantısı için yarın Erivan’a gidecek olan Dışişleri Bakanı Davutoğlu tarafından Ermenistan Dışişleri Bakanı Edward Nalbandyan’a iletileceğini öne sürdü.

Başbakan istifa etti

Letonya'nın başkenti Riga'da geçtiğimiz hafta bir süpermarketin çatısının çökmesi sonucu 54 kişinin hayatını kaybetmesi üzerine başbakan istifa etti.

Ülkenin 1991'de bağımsızlığını kazanmasından sonra yaşadığı en büyük trajedi sebebiyle Başbakan Valdis Dombrovskis, istifasını cumhurbaşkanına sundu.

Cumhurbaşkanı Andris Berzins, istifayı kabul etmesi durumunda geçici bir başbakan belirleyerek hükümeti kurma görevini ona verecek. Göreve 2009 yılında gelen Dombrovskis, IMF'nin talep ettiği kemer sıkma politikalarını uygulamıştı.

Dünyanın bir numarası Putin

Forbes Dergisi'nin her yıl yayınladığı dünyanın en güçlü kişileri listesinin bir numarası bu yıl Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin oldu. ABD Başkanı Barack Obama ise ikinci sıraya yerleşti. Başbakan Erdoğan güçlü liderler sıralamasına giremedi.

72 kişilik listenin geçen yıl bir numarada olan Obama'yı geride bırakan Putin, Rusya'daki kontrol ve nüfuzunu artırarak "kişisel güç dinamiklerini" değiştirdi. Putin'in halefi Dmitry Medvedev ise 53. sırada bulunuyor. Dergi, Suriye krizindeki tepkisizliği ve muhalefetle yaşadığı bütçe krizi nedeniyle Obama'nın bu yıl ikinci sıraya gerilediğini belirtti.

Listeye girmek için gereken kriterler arasında güçlü insanların yönettiği kişi sayısı, servetleri ya da yönettikleri para miktarı, söz sahibi oldukları alanlar ve dünya çapındaki gelişmeler üzerindeki etkileri yer alıyor. Çin Halk Cumhuriyeti Başkanı Şi Cinping listenin üçüncü sırasında, Papa Francis dördüncü, Almanya Şansölyesi Angela Merkel ise beşinci sırada yer alıyor.

Forbes'in en zenginler listesinde birinci sırada yer alan Microsoft'un kurucusu Bill Gates, en güçlüler listesinde ise 6. sırada bulunuyor. ABD Merkez Bankası Başkanı Ben Bernanke 7. sırada.

Listedeki en yaşlı isim olan 89 yaşındaki Suudi Kralı Abdullah 8. sırada. Kralı, Avrupa Merkez Bankası Başkanı Mario Draghi takip ediyor. Listenin 10. sırasında ABD'li süpermarket zinciri Wal-Mart'ın CEO'su Michael Duke yer alıyor.

Genelde siyasi liderler ve iş adamlarının yer aldığı listenin 67. sırasında ise ilginç bir isim yer alıyor. Dünyanın en güçlü uyuşturucu kaçakçısı olarak gösterilen ve Meksika'dan ABD'ye sokulan uyuşturucu madde trafiğinin yüzde 25'inde sorumlu olduğu tahmin edilen Sinaloa kartelinin lideri Joaquin Guzman Loera. 

'İsrail Suriye'yi vurdu'

Amerikan medyası İsrail'e ait savaş uçaklarının Suriye'deki bir askeri tesisi vurdu...

 İsrail'in Suriye'de bir askeri tesisi vurduğu ileri sürüldü. İddia CNN International'dan geldi.

Kanalda yer alan bir haberde İsrail'e ait savaş uçaklarının Hizbullah'a ait silahları barındırdığı gerekçesiyle bir tesisi vurduğu bildirildi

İddia henüz resmi makamlarca doğrulanmadı.

GazeteVatan 

BOP'çu Uşaklarının Yıktığı Libya Kaddafi’yi arıyor

Libya halkı Muammer Kaddafi’nin dönemini mumla arıyor. Libya’yı her gün bombalı saldırılarda onlarca sivilin öldüğü bir ülke haline getiren NATO müdahalesi, demokrasi değil kaos getirdi

Tam iki yıl önce Libya lideri merhum Muammer Kaddafi dış destekli isyancı gruplar tarafından yakalanıp, feci bir şekilde öldürülmüştü. 42 yıl boyunca Libya’yı yönetmiş olan Kaddafi’ye “diktatör” diyerek Libya’daki isyancılara destek veren ülkeler, Libya’nın içine düştüğü hergün onlarca kişinin öldüğü kargaşa ortamı konusunda seslerini çıkarmıyorlar. Libya’ya böyle bir demokrasi mi gelecekti soruları ise cevapsız kalıyor. Kaddafi’nin öldürülmesinin ardından istikrarın sağlanamadığı Libya’da güvenlik zaafiyeti yaşanıyor. Geçtiğimiz günlerde Libya başbakanının bir kaçırılıp sonra serbest bırakıldığı Libya’da fidye karşılığı adam kaçırma olayları, silahlı gruplar arasında çatışmalar ülkenin öncelikli sorunu olarak gündemi koruyor. Libya’da yaklaşık 10 gün önce kaçırılıp fidye istenen banka müdürü ölü bulundu. Batılı ülkelerdeki medya kuruluşları bile Libya’da yaşanan gerçeği görmezden gelemiyor. İngiltere’de yayınlanan The Guardian gazetesinin bir süre önce sayfalarına taşıdığı Libya analizinde “sivilleri koruma” adına NATO’nun müdahale ettiği Libya’da her gün çok sayıda sivilin öldüğü ifade edildi.
Kimse kutlama yapmadı

23 Ekim Kaddafi’nin devrilmesinin ikinci yıl dönümüydü. Libya Hükümeti 23 Ekim’de halkı Kaddafi’den kurtulma ve yeni bir iktidar kurmanın ikinci yılı vesilesiyle tebrik etti. Fakat Libya’nın hiçbir yerinde herhangi bir kutlama yapılmadı. Geçtiğimiz yıl bazı kutlamalar yapılmıştı. Ama Kaddafi’nin devrilmesinden sadece iki yıl sonra Libya halkı Kaddafi’nin dönemini arar hale geldi. Ülkenin geldiği son durumu değerlendiren Libyalılar, Libya’da hiçbir şeyin düzelmediğini ve hatta fiili olarak ülkeye hakim olan silahlı milisler nedeniyle durumun gittikçe çok daha kötüleştiğini ifade etti. Libya’da hükümet, sayıları binlerle ifade edilen silahlı milislerin silahsızlandırılması için yeterli güçleri ve itkinliklerinin olmadığını itiraf ediyor. Silahlı milislerin sayısının 220 bini aştığı tahmin ediliyor. Uzmanlar Libya’nın istikrara kavuşmasının beş yıldan uzun sürebileceğini ifade ediyor.
Libya halkı Kaddafi’yi arıyor

Bazılarının haksız yere diktatör diye yaftaladıkları Muammer Kaddafi’nin vatandaşlarına sağladığı imkanlardan Libya halkı artık mahrum. Kimseye sözünü dinletemeyen Libya’nın yeni hükümeti, Kaddafi’nin sağladığı imkanları bile halka sağlayamayınca Libyalılar Kaddafi dönemini arar oldu. İşte diktatör denilen Kaddafi’nin vatandaşlarına geçmişte sağladığı imkanlardan bazıları:
Libya yurttaşlarına sıfır faizle kredi veriliyordu.
Öğrencilere yaptıkları tahsile göre oldukça yüksek ücret ödeniyordu.
Dünyanın en ucuz benzini Libya’daydı.
İşsizlere iş bulana kadar tam ücret ödenir.
Evlenen çiftlere bedelsiz olarak konut veriliyordu.
Yurt dışında tahsil yapanlara 2500 Euro harçlık yanında, barınmak ve araç yardımı yapılıyordu.
Ülkede otomobiller halka maliyetine satılıyordu.
Libya’nın dış borcu yoktu.
Eğitim, tahsil ve sağlık hizmetleri tüm Libyalılara bedelsizdi.
Nüfusun yüzde 25’i üniversite diplomalıydı.
Libya’da sokaklarda evsiz ve dilenci bulunmamaktaydı.

‘Suçlu Türkiye!’

İran medyası Türkiye’nin Suriye politikasına eleştirilerini sürdürüyor.

Batı’nın Esad rejimini iktidardan uzaklaştırma çabasının El Kaide gibi karanlık bir gücü beslediği, böylece El Kaide’nin Ortadoğu’daki nüfuzunun zirve yaptığı öne sürülürken bu gelişmelerden esas sorumlu olan Washington’un ise El Kaide’nin yayılmasından “Türkiye’yi sorumlu tuttuğu” savları dile getiriliyor.

İran medyası Türkiye’nin Suriye politikasına eleştirilerini sürdürüyor. Fars haber ajansı tarafından yayımlanan bir makalede ABD basınının MİT Başkanı Hakan Fidan’a yönelik iddialarına dikkat çekildikten sonra “Şu sıralarda Amerika’nın Türkiye’ye yönelttiği eleştirilerin iki amacı olduğu görülüyor. Biri Beyaz Saray’ı temize çıkarmak, ikincisi ise rahatsız eden Fidan’ı itibarsızlaştırmaktır” görüşü öne sürülüyor.

ABD basınının Suriye’deki El Kaide’nin yükselişinin başlıca sorumluları olarak Hakan Fidan ve Başbakan Erdoğan’ı gösterdiğine işaret edildikten sonra Washington’a şu suçlamalara yöneltiliyor:

“Ancak kısa bir süre öncesine kadar Amerikalılar, El Kaide’nin Suriye’deki faaliyetlerini görmezlikten geliyor ve bilinçli olarak boyutunu küçümsüyorlardı. Washington’un tutumu, iki yüzlülük çünkü kısa bir süre önce El Nusra ile birleştiklerini açıklayan gruplara silah sağlamayı sürdürüyor.”

Türk hükümetinin El Kaide’ye bağlı gruplara “destek sağlamadığı” yönündeki açıklamalarına ise “hiç kimsenin inanmadığı” savunulan makalede Ankara’nın son yıllarda Suriye ile ilgili yürüttüğü politikanın, “tamamıyla başarısız olmakla kalmadığı aynı zamanda Türkiye’ye tehdit haline geldiği” iddiasına da yer veriliyor. Makalenin son bölümünde de bu gelişmelerin Türkiye’nin NATO’daki stratejik ortaklarıyla ilişkileri bakımından bir “ders” oluşturabileceği belirtiliyor ve “Başkasının oyununu oynadığınızda oyunu kışkırtan tarafın tüm gaflarının sorumluluğu size yüklenebilir” de deniliyor.

Suriye'de BOP DESTEKLİ El Kaide - El Nusra Vahşeti

Bu parayı dilenerek kazandı!

Fotoğrafta gördüğünüz kişinin adı Abdul Sattar Edhi ve o bir dilenci. Ama onu diğer dilencilerden ayıran bir özelliği var. Edhi, bugün 25 özel hastaneye 1800 ambulansa ve 335 adet yardım merkezine sahip.
Parasızlıktan ölen annesini ve yaşadığı çaresizliği hiç unutmayan Edhi, kimse bu sıkıntıları yaşamasın diyerek kapı kapı gezip topladığ?ı paralarla yoksullara sağ?lık dağ?ıtacak hastaneler kurdu. Bugün 85 yaşında olan Edhi hala sokaklara çıkarak dilenmeye devam ediyor.

Dilenmeye başladığı ilk günden beri kazandığı paraları kuruşu kuruşuna biriktiren Edhi, 1951 yılında ufak bir dispanser açtı.

Toptancılardan aldığı ilaçları piyasa fiyatının altında ihtiyaç sahiplerine satan ve yoksulların dispanserde ücretsiz sağlık hizmeti almasını sağlayan Edhi, toplumun güvenini kazandıkça, hayırseverler ona daha yüklü bağışlarda bulunmaya başladı.

Yaptıkları kısa zaman içinde kulaktan kulağa yayılınca onu sokakta dilenirken görenler, amacını bildikleri için sadakaların miktarını arttırmaya başlıyor, bağ?ış? yapmak isteyen hayırseverler onun dilendiğ?i sokağ?ı daha sık ziyaret ediyor.

6 Aralık 2010 yılında çekilen bu fotoğraf Edhi'nin Karaçi'deki yetim yurdundan. Pakistan'da evlilik dışı dünyaya gelen çocuklara karşı katı bir tutum içinde bulunan insanlar bu çocukları ya öldürüyor yada terk ediyor. Edhi yaşanan bu korkunç olayları sonlandırmak için açtığı yetimhanelerle çocuklara yardım etmeye çalışıyor.

Edhi, neden “İyilik meleği” olarak adlandırıldığını şöyle anlatıyor: “Yoksul bir adam olduğum doğru, ancak paraya benden çok daha fazla ihtiyacı olan insanlar var. Bu nedenle kazandığım paraları onlara vermekte bir an olsun tereddüt etmedim.

Aslında bir Müslüman olan Edhi, yardım merkezlerinde bütün din ve inançtan insanlara hizmet ediyor. Din, kast ve inanç ne olursa olsun temel insan haklarının korunmasından yana olduğunu vurgulayan Edhi "Dünyadaki bütün dinlerin temeli insandır" diyor.

İşte Abdul Sattar Edhi'nin dilenerek kazandığı insanlar...

Ve El Kaide artık Türkiyeli

Suriye’de Esad Yönetimine karşı savaşan gruplar arasında giderek artan bir ağırlığa sahip El Kaide bağlı örgütlerin varlığının Türkiye açısından “sorun oluşturmaya başladığı” yorumları yapılıyor.

İngiliz yayın kurumu BBC, Şam kaynaklı haber analizinde “El Kaide tehdidinin boyutları” irdelerken El Kaide'nin Suriye'nin kuzeyindeki bazı noktaları ele geçirmesinin ardından "Türkiye'ye komşu olduğu" tartışmaları alevlendirdiğine dikkat çekiyor.

Haberde sosyal paylaşım sitelerindeki görüntülere, Suriye sivil ve askeri kanadından gelen “cihatçılardan duyulan rahatsızlıkların” dile getirildiği söylemlere ve ABD ve AB ülkelerinin “Suriye'de El Kaide varlığına” dikkat çeken açıklamalarına karşın “Suriye'de El Kaide'nin varlığını” en son fark eden ülkelerden birinin Türkiye’nin olduğu savunuluyor.

“TÜRKİYE AÇISINDAN EL KAİDE 3 NOKTADA SORUN OLUŞTURUYOR”

El Kaideci ve diğer aşırı unsurları desteklemediğini savunsa da uluslararası platformda "Türkiye'nin El Kaide'yi desteklediği" yönündeki görüşün giderek güçlendiği görüldüğünü kaydeden BBC, “Mevcut tabloya bakıldığında El Kaide'nin Türkiye açısından 3 noktada sorun teşkil etmeye başladığı” belirtilerek şu üç nokta özetle şöyle sıralanıyor.

“-Türkiye'nin El Kaide'yi desteklediği yönündeki uluslararası görüş.
-Türkiye'nin güney sınırında devam eden El Kaide-ÖSO ve YPG savaşında Türkiye'nin taraf seçmek zorunda kalacağı eşiğe dayanması.

-Suriye'ye savaşmaya gelen en az 500 Türk vatandaşının olduğu belirtiliyor. Bu savaşçılar Türkiye'ye yönelik eylemlerde keşif yapma, bağlantı oluşturma, eylem için gerekli malzemenin temini gibi birçok zahmetli süreci de kolaylaştırabilir.”

“TÜRKİYE’NİN HAMLELERİ RANT GRUPLARININ ÖFKESİNİ ÇEKEBİLİR”
BBC haberinde Genelkurmay Başkanlığı tarafından yapılan açıklamalarda sayıları bin ila 3 bin arasında değişen "kaçakçı gruplarla sınırda yaşanan gerginlik ve çatışmalara" ilişkin duyuruların Suriye'nin kuzeyinde bir rant yapısının oluştuğunu ortaya koyduğu savunulurken “Türkiye'nin hamleleri Türkiye uzantıları da olan bu rant gruplarının öfkesini de çekebilir” argümanını da kullanıyor.

“Bunlara ek olarak, Suriye krizi, Türkiye içinde mezhepçi bir bakış açısını ortaya çıkardı” diyen BBC, “Türkiye'de yaklaşan seçimlerle birlikte Türk dış politikasının başarısız olduğu noktaların kamufle edilmesi için bu makasın giderek açılmasına neden olabilecek söylemlerin kullanılması sınır komşusu olan El Kaide için daha uygun bir ortamın oluşmasına yol açabilir” iddiasında da bulunuyor. Haberde şu savlara da yer veriliyor:

"’Şehadet ve cihat’ gibi kavramlar ve dini içerikli söylemler Türk halkının önemli bir kısmı için de kutsal kavramlar. Türkiye içinde sertleşecek dini referanslı söylemler ve ‘yüzde 50 yüzde 50'ye karşı’ anlayışı halk içindeki bazı kesimleri El Kaide ideolojisine yaklaştırabilir.

El Kaide'yi ve cihatçı grupları pek tanımayan Türkiye halkı içinde, ‘kimi ve neyi savunduğunu tam olarak idrak etmeden yardımcı olan’ bir grubun varlığı tehlikenin boyutlarını büyütebilir.”

"Türkiye'de El Kaide'nin yerleşmesi için uygun zemin yok" görüşlerinin de dile getirildiğini kaydeden BBC, “Bu görüşü öne sürenler 1990'lı yıllarda yaşanan Türkiye Hizbullah'ı örneğinden yola çıkıyor ancak günümüzde El Kaide giderek büyüyen bir örgüt olduğu gibi 1990'lı yılların aksine bölge ülkelerinde kaosa yakın yapılar hüküm sürüyor” diyor.

"TÜRKİYE EL KAİDE'Yİ NE KADAR TANIYOR?"
Haberde “Türk güvenlik birimleri El Kaide ile bir savaş tecrübesine sahip mi?” sorusuna yanıt aranırken de “Türkiye'nin El Kaide'yi ne kadar tanıdığı, mücadele için gerekli tecrübe ve donanıma sahip olup olmadığı, en önemlisi de bu konuda siyasi kanatla güvenlik kanadının ortak bir kanaat ve kararlılığa varıp varmadığı gibi soruların cevapları belirsizliğini koruyor” iddiasına da yer veriliyor.
 
Support : Creating Website | Johny Template | Mas Template
Copyright © 2011. Cesur Yayin ! - All Rights Reserved
Template Created by Creating Website Published by Mas Template
Proudly powered by Free Blogger Template Design Collection, Blogger Tema